Sales3 min read513 words

Altyapı sistemlerinde yedekleme yöntemleri

Sena Sonat

PlusClouds Author

Cloud & SaaS

Altyapı sistemlerinde yedekleme yöntemleri
Size

Veri, günümüzde var olan bütün işletmeler için en değerli varlıklardan biri olarak kabul ediliyor. Bu sebeple veri kaybı yaşamamak adına önlem almak ve veriye sürekli olarak erişim sağlayabilmek büyük bir önem taşıyor. İş sürekliliği denildiğinde aklımıza, veriye her zaman, tüm koşullarda ve herhangi bir yerden ulaşılabilme düşüncesi geliyor.

Günümüzde ki rekabet ortamlarında işletmeler zamanla yarışarak hizmet verdikleri için ve bazen çok kısa süreli sistem kesintileri dahi kabul edilebilir bir durum değildir. Veri merkezlerinde süreklilik sağlayan konular denildiğinde, verinin yedeklenebilmesi ve veri merkezlerinin fiziksel şekilde yedeklenebilmesi ya da diğer bir şekilde ifade etmek istersek felaket kurtarma merkezinin kurulması olarak belirlenebilir.

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ EKİPMANLARININ YEDEKLENMESİ


Enerji altyapısı, yangın söndürme, güvenlik, iklimlendirme gibi bütün altyapı hizmetlerinin asıl amacı verileri korumak olmasına rağmen, verileri saklayan ve erişim sağlayan BT ekipmanlarının da korunması ve yedeklenmesi gerekmektedir. İş sürekliliği konusunda sunucu, ağ aygıtları, güvenlik duvarı ve depolama üniteleri gibi cihazların tümünün aktif- aktif veya aktif - pasif bir şekilde kurgulanması gerekmektedir. Burada bahsedilen aktif - aktif eş zamanlı olarak yedekli çalışmak ve aktif – pasif ise asıl cihazda problem olduğunda yedek olanın otomatik bir şekilde devreye girmesi için hazır bir şekilde bulunması demektir.

VERİNİN YEDEKLENMESİ


Verilerin yedeklenmesi, veri merkezlerinin en temel tedbirleri arasında yer almaktadır. İhtiyaç halinde, yedeklenmiş olan veri kurtarılamıyorsa veya hazır bir yedekleme işlemi yapılmamışsa, işletmeler geri dönüşü olmayan kayıplarla karşı karşıya kalabilir. Günümüzde teknolojinin bulunduğu noktada yedekleme işlemleri, birkaç farklı yöntemle ve farklı kaynaklar arasında yapılabilmekte.

YEDEKLEME TÜRLERİ

Uygulanacak yedekleme türüne karar verilirken, ihtiyaçların doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Genel olarak tam, fark ve artımlı olmak üzere üç çeşit yedekleme türü vardır.

Tam Yedekleme (Full Backup)


Tam yedeklemede seçilen tüm veriler olduğu şekilde yedeklenir. Bu yöntem tüm verilerin yedeklenmesi sebebi ile en güvenli yedekleme yöntemidir. Bu sebeple en uzun süre vakit alan yöntemdir. Herhangi bir çalışma yapılacağı zaman veya riskli görülen durumlar oluştuğu sırada, tam yedekleme yöntemi kullanılmaktadır.

Fark Yedekleme (Differential Bakcup)


Bu yöntem, tam yedekleme yönteminde olduğu gibi tüm veriyi yedeklemez. En son alınan tam veya artımlı yedeğe ihtiyaç duymaktadır. En son yapılan tam veya artımlı yedeklemeden sonra sadece değişen verinin yedeği alınır. Sadece değişen verinin yedeklenmesi sonucunda yedekleme işlemleri tam yedeklemeye göre daha kısa bir sürede tamamlanır. Verinin yedekleneceği alanda yer tasarrufu sağlanmış olur.

Bu açılardan oldukça avantajlı olmasına karşın veriyi geri yüklerken kendisinden önce alınmış tam veya artımlı bir yedeğe ihtiyaç duyması bir dezavantajdır. Verileri geri yüklemek kısmında kendinden önce tam veya artımlı yedekleme şeklinde yedeklenen veriler zarar görürse veya verilere erişimde problem yaşanırsa, son alınan fark yedeği de geri yükleyemez.

Artımlı Yedekleme (INCREMENTAL BACKUP)

Artımlı yedekleme yönteminde, son işlemden sonra değişen veriler yedeklenir. Artımlı yedekleme yöntemi, fark yedekleme yöntemine benzer ancak önemli farklara da sahiptir. Bu yöntemin asıl amacı verinin yedeklendiği alanda yer kazanmak ve yedekleme işleminin daha kısa vakit almasını sağlamaktır.

Tekilleştirilmiş Yedekleme ( DEDUPLICATION)

Bu yöntemde, yedeklenecek veri parçalara ayrılır ve daha önce bu parçalar yedeklenmemiş ise olduğu gibi yedeklenir. Ancak daha önce bölümlere ayrılmış ve veri yedeklenmiş ise sadece yedeklenen bölümün tutulduğu adres referans şeklinde kaydedilir. Yani yedeklenen parça tekrardan yedeklenemez ve ihtiyaç olması durumunda veri bu adresten geri yüklenir. Bu yöntem zaman ve maliyet tasarrufu açısından oldukça faydalıdır.

LeadOcean

Sales team chasing the wrong leads?

1.8B+ companies — search always free

Find My Leads →

No credit card · Cancel anytime

Frequently Asked Questions

Veri merkezi için hangi yedekleme türleri temel olarak kullanılır?

Tam yedekleme, fark yedekleme, artımlı yedekleme ve deduplication (tekilleştirilmiş yedekleme) temel yedekleme türleridir. Tam yedekleme tüm verileri olduğu gibi yedekler ve en güvenli seçenek olsa da en uzun sürer.

Tam yedekleme nedir ve ne zaman kullanılır?

Tam yedekleme seçilen tüm verileri olduğu gibi yedekler ve en güvenli yedekleme yöntemi olarak kabul edilir; riskli durumlar veya bakım ve kurtarma gerektiren anlarda kullanılır.

Fark yedekleme nasıl çalışır ve hangi durumda avantajlıdır?

Fark yedekleme son yedekten sonra değişen veriyi yedekler ve depolama tasarrufu sağlar. Ancak geri yüklerken en son alınmış tam veya artımlı yedeğe ihtiyaç duyulur.

Artımlı yedekleme ile fark yedekleme arasındaki temel fark nedir?

Artımlı yedekleme son işlemden sonra değişen verileri yedekler. Fark yedekleme ise en son tam veya artımlı yedeğe istinaden değişen verileri yedekler ve genelde hızlıdır.

Deduplicate (tekilleştirilmiş) yedekleme nasıl çalışır ve faydaları nelerdir?

Deduplication veri parçalarına ayrılır; daha önce bu parçalar yedeklenmemişse olduğu gibi saklanır, aksi halde sadece yedeklenen bölümün adres referansı kaydedilir. Bu yöntem zaman ve maliyet tasarrufu sağlar.

BT ekipmanlarının korunması neden önemlidir ve hangi konular öne çıkar?

Enerji altyapısı, yangın söndürme, güvenlik ve iklimlendirme gibi altyapı hizmetleri veriyi korumayı amaçlar; ayrıca BT ekipmanlarının da korunması ve yedeklenmesi gerekir.

Veri merkezi içinde hangi yedekleme mimarileri kullanılır ve ne anlama gelir?

Veri merkezlerinde aktif-aktif veya aktif-pasif yedekleme mimarileri kullanılır. Aktif-aktif, cihazların eş zamanlı olarak yedekli çalışması anlamına gelir; aktif-pasif ise asıl cihazda problem olduğunda yedek otomatik devreye girer.

Related Reading

Posts tagged with:

The 48-Hour Activation Window: How to Turn a Buying Signal into a Booked Meeting Before Your Competitor Even Sees It
Sales

The 48-Hour Activation Window: How to Turn a Buying Signal into a Booked Meeting Before Your Competitor Even Sees It

B2B buying signals decay fast, and most sales teams lose the advantage by waiting days to act. This guide breaks down how to build a 48-hour activation workflow using LeadOcean and Eaglet to turn raw intent signals into personalised, booked meetings before competitors even open their CRM.

How to Build a First-Party Intent Stack That Feeds LeadOcean: From Website Visitor to Verified Decision-Maker in One Workflow
Sales

How to Build a First-Party Intent Stack That Feeds LeadOcean: From Website Visitor to Verified Decision-Maker in One Workflow

Most B2B demand-generation teams ignore the buying signals already embedded in their own website, content, and product analytics. This guide explains how to build a first-party intent stack that resolves anonymous visitor traffic into verified decision-maker contacts, applies composite intent scoring, and routes high-intent accounts into HubSpot or Salesforce automatically using LeadOcean and Eaglet by PlusClouds.

Signal-First Outbound: How to Build a Personalized-at-Scale Prospecting System That Gets 18 % Reply Rates
Sales

Signal-First Outbound: How to Build a Personalized-at-Scale Prospecting System That Gets 18 % Reply Rates

B2B inboxes in 2026 are overwhelmed with generic cold email, pushing market-wide reply rates below 2%. This guide explains how to build a signal-first, personalized-at-scale outbound system that consistently achieves 18% reply rates by triggering outreach on real buying events and using AI-powered enrichment tools like LeadOcean and Eaglet.

Dark Funnel Prospecting: How to Detect and Reach B2B Buyers Before They Ever Fill Out a Form
Sales

Dark Funnel Prospecting: How to Detect and Reach B2B Buyers Before They Ever Fill Out a Form

The dark funnel accounts for roughly 70% of the B2B buyer journey before any prospect fills out a form, meaning most pipeline opportunities are invisible to standard marketing automation. This guide explains how to detect reliable buying signals, avoid false-positive intent data, and build a workflow that gets your outreach in front of the right buyer at the right moment.